Çikolata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çikolata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2018 Çarşamba

DIŞ GÖRÜNÜŞÜ AYNI









Tadı tutkulu hale getiren ufak tefek ayrıntılardır. Halbuki dış görünüşü de aynıdır. Fakat yediğiniz an aldığınız tat onun damağa verdiği lezzet o acayip bir arzu kapris hazdan başka bir şey de değildir. Yiyeni içinden kurgulayan bebek gibi hareket ettiren tuhaf bir istek. İnsanın yanından çantasından ayırmadığı başka biriyle de paylaşmaya kıyamadığı bir istek. Koca bir günü BENDE’siz geçirmek mümkün mü? 














Kendine en uygun gelen tat kendi gününe halbuki ufak tefek de bir şeydir. Kullanılan hammaddeleri de açık seçik belirtilmiştir. 


Birbirleri aralarında iç içe girme küçük küçük parçalardan meydana gelen kusursuz bir bütünlük sağlama. Bunun içindir ki çoğu zaman tek bir dişin dokunuşuyla aynı tadı ve lezzeti yaratır. 
Görünüm olarak da çok yoğun bir duygu akımı meydana getirmekle beraber yiyenin duygularında da bir rahatlama psikolojik yönden bir etki de bırakır. 




Diğer çikolatalı ürünlerin isimlerini aklınıza getirdiğimiz zaman o eskileri tanınmış olanları, hemen bu tat bir duygu olarak bir tutku gibi gelir aklınıza yerleşir. Gözünüzün önünde canlandırdığınız yalnızca parlak selefonu ince uzun şekli ve şunu da hayal ederiz. 



Onun yerken dudaklarımızdan dökülen müziği öyle de bir etki bırakır. Taklitleri de selefonundaki dış görünüş ile onun yarattığı etkiyi yarattığı halde o içeriğini ve özündeki buluşu yakalayamamaktadır.




8 Mayıs 2018 Salı

BİSKÜVİNİN DAMAKTA BULUŞMASI

                    

        Bisküvi çeşitleri çikolata, gofret, şekerleme kraker o kadar zengin ve çeşitlidir ki sadece hepsinin geçirdiği işlevler ayrı ayrıdır. Kullanılan malzemelerle birlikte sanırsınız ki hepsinin de ayrı ayrı bir hikayeleri vardır.  

Bisküvi adı altında bu kadar çok çeşitlilik zenginlik ve hareketli tatlar gerçekten de gönüllerde de taht kurmaya ve damaklarda son bulmaya da hak kazanmıştır. 

 Hemen hemen nesiller boyu sürüp giden ve uzayıp da gidecek olan lezzetler yumağı çeşitler denemeler. Daha uzun sürede  zaman değişimlerine göre de uzayıp  gidecektir. Bitmeyen bisküvi. 
Bu tahıl toprak ürünleri olduğu sürece de bu tatlar bitmez. Zaman zaman bir biri üstünlük gösterecek bir biri ardına sıralanacaklar ama asla tükenmeyecekler kelimenin tam anlamıyla doyumsuz bir lezzet gibi midemize o sonsuz deliğe indirmeye devam edeceğiz. 

Bu dayanılmaz tatlar dilimizle, damağımızla, tat ve lezzetiyle her insanla bir bir kaynaşmıştır. Bazılarına yabani bazılarına sıcak ve neşeli damağına gelip giden tatlar elbette olmuştur ama her tadı tatmak her tattan da zevk almak da mümkündür. Çünkü her biri de tüketicinin damaklarında buluşmak için marketler de bakkallarda reyonlarda koşuşup dururlar. Daha sonra da birbirlerine yer açmak için itişip kakışırlar. Daha sonra bir çocuğun elinde uçarak kaçarak uzaklaşıp giderler. 

Kocaman açılmış bir ağızda son bulan ağız suyunun akıntılarıyla dişleri arasında kopup gelen kocaman parçacık gibi yine ağzın köpüklü sularından mideye atılır lop diye yutulurlar.
Kocaman açılmış bir ağızda son bulan ağız suyunun akıntılarıyla dişleri arasında kopup gelen kocaman parçacık gibi yine ağzın köpüklü sularından mideye atılır lop diye yutulurlar.
Yiyen kişinin ağzında yeni bir parçacık yeniden ağızda çiğnenir lezzette yükselirler tekrar mideye düşerler. Orada bir yığın halinde memnun midenin bir köşesinde sıkıca birbirlerine sarılırlar. O kişi o tat sıkı sıkıya da dost olmuştur. Bütün bunlar sıradan rastgele hareketler gibi görünürse de günlük işlerinizde aslında hiç de öyle değildir. Aslında o tat ve sizin aranızda gizli bir ilişki de vardır. Sizin işlerinizi de düzen koyan ilmek ilmek sizi işinize bağlayan adaptasyonunuzu sağlayan. Bazı tatlar sanki bir gezintiye çıkmış izlemini verir. Bazıları onu yerken kaybolup gidersiniz sanki bazıları da tamamen onunla bütünlük sağlar işlerinize yardımcı olur. 
Bazıları yine o hayat mücadelesi içinde bir şık bir nefes gibi gelir. Neşeli ve tatlı her zaman ustaca hazırlanmış lezzetler bir takım formül değişiklikleri ile de uzayıp giderler. Bazen kedinin yumağı karıştırdığı gibi o formüller de birbirine karışır. Duyguların içinde duyduğun lezzetlerin en lezzetlisi tadın en doruk noktasını bulmak için alçalan yükselen sesler arasında o damakta son bulan sesin son halini de duymak için artık o tat lezzet ve doyumsuzluk hissi, haz duygular damakta son bulan haliyle birbirlerine karışmıştır. Bir sevinç çığlığı bir  haykırış bir neşe gülümseme tatlı bir melodi. Bazen yiyen kişiye duygularını açtırır. Bazılarına en içten bir kahkaha  bazılarından da bir mavi bulut gibi geçer. Bazılarını üzerindeki hüzün bulutlar dağılır gider. Bazılarını da kendine getirir toplanır ama sonuç olarak tertemiz pırıl pırıl duygular kalır. Havası eşsiz güzelleşmiş fırtınadan temizlenmiş olduğu halde bir de güneş çıkmıştır ki etraf pırıl pırıl parlar.

MUTLULUK HORMONU

  


      
Tat yarışını tek başına sürdüren bu kadar rekabetli ortamı da geçmiş tatların şahı çikolatanın çikolatası. 


      Birçoğu için sadece bir çikolatadır oysa ki. Ama o mükemmeldir. Onun mükemmel olmasını sağlayan güç pek çok çeşitlilik göstermesindendir. 




         Ve hepsi de en vahşi, en güzel, en acıklı, en tatlı doğanın bin bir hazinesini de içinde gizler. O aromatik tatlar kokular çiçekler küçük mutluluklar hepsini de içinde barındırmış hapsetmiştir.




      Bu tatlar hangi çeşidi olursa olsun yiyen kişinin gönlünde taht kurar. Dili ile dişi arasında gizlenmiş gizli duygularını açar. Sanki onun için hazırlanmış bir lezzet gibi onun gönlü de onun sayesinde açılmak istermiş gibi. Sanki birbirlerini bekleyen iki aşık. Yiyen kişinin gönlü huzurla dolar. Kalbi ferahlar sanki dili ile dişleri arasında berrak bir pınar geçiyor. Ondan acı olayları mutsuzluğu alıyor onun gönlüne tatlılık gönderiyor. 
Öyle çeşitleri de var ki bazılarını bazılarına benzetebilirsiniz. İçerikleri aynı olsa da hammadde içtepileri o derece birbirlerinden uzaktır. O tadı tadan kişinin insanlık duyguları öylesine ferah öylesine ışıldar ki sadece o tat o isim sevilmeye değer. Çünkü küçük lezzetler ve tatları içine cömertçe serpiştirilmiş bu yüzden bu kadar çok sevilmeye ve ünlenmeye de hak kazanmıştır. 


Bu ürünün hangi çeşidini yerseniz yiyin aynı neşeli keyifli bir parça  gülücük saçarsınız etrafa her zaman da eğlendirir sizi. Onun çeşit sayısını saymaya kim kalkabilir? Her türlü acayip arzuları çeşitleri kendine has özellikleriyle birlikte sanki damakta çekilmiş reklam filmi gibiler. 


Fakirin zenginin her meslek erbabının cebinde ve çantasında, onlarla birlikte en sevinçli maceralara işlere atılırlar. 

Sayı ve çeşitleri ne kadar çok olursa olsun hiç biri bu çeşidin önüne geçemez. Hiç bir çeşidi de bir diğerine benzemez. 
Her birinin içinde ufak gizli ayrıntılar saklıdır. Poşet görünüm taslak renkleri de her biri kendine özel bir çeşittir. Hepsi de tek bir çeşitten yaratılacak farklı çeşitler olmakla birlikte hepsi de farklı farklı ama gerçekte de oldukları gibi görünürler. Bu da ürüne bakan kişiye farklı bir çeşitmiş gibi görünür. 
 



7 Mayıs 2018 Pazartesi

PİRİNÇ PATLAKLI

  




         Bu tat, bisküvi çikolata ikisi bir arada veya başka diğer ürünlerle de savaşmamıştır. Çünkü bu tadı tadanlar, alan müşterileri ona yetmiştir. Varlığının derinliklerinde alt tabaka eski nesil bisküvi gibi görünüşü çikolata ile de birleşince çekici ve lezzetli oluşu arge gerçekten çok güzel bir iş çıkarmıştır. Bisküviciler de kesin kararlı ve başarılı bir adım atmışlardır. Ne var ki piyasada güçlü rakipler vardır. Karamanlı üreticiler de bu kez yeni çeşitler üzerinde deneme çalışmaları yapmaya başlamışlardır. Daha sert bir maddeyi yumuşak hale getiren üzerine patlak pirinç taneleri pirinç patlaklarıyla dolduran üzeri çakıllı gibi duran. Yürümekten yorulanlara dinlenenlere gittikçe de damağa hazır hale getiren, o yeni ürün o da rekabetli yollarda o da çeşitler arasına girmeye başlamıştır.


İçeriği bakımından daha zengin oluşu ikisi bir arada çikolatalı bisküviyi, raftaki yerini biraz olsun sarsmıştır. Onun kaderi sadece kendi ülkesinin marketlerinin rafları da değildir. O tat dev gibi büyürken minik cüceler minik minik çocuklarda o tada iple bağlanmış gibi bağlanmışlardır. 
     Bisküviciler de çocukların sevdiği damak tadını değiştirmeden onların damak tadına hoş gelen tada daha çok ağırlık vermişler, rakiplerine teslim bayrağı çekmemişlerdir. 





      
         
           Her ikisi de Karaman bisküvi fabrikalarının ürünüdür ve her ikisini da raflarda serbest bırakmışlardır. Anadolu geleneği çocukların bildiği tat aynı şekilde diğer tatmadıkları tatlar içinde kendileri de uykuda iken bir başka tat daha gelmiş bu çocukların ellerinde paraları kıskıvrak yakalamıştır. Çocukları genç takımı kendi tadına boyun eğdirmiştir. Başarılar başarı sözcükleri ve yeni çeşitler hepsi de bisküvi diyarında Karaman Bisküvinin başşehrinden, her biri de bir marka adı altında piyasaya fırlamıştır. Şöhretleri tüm ülkeyi dahi dünyayı sarmış diğer üreticilerin elini kolunu bağlamıştır.





19 Nisan 2018 Perşembe

KÜÇÜK TATLI ÇILGINLIĞIM

    Ne kadar küçük olursa olsun çeşitlerin içinde en gizemli tada da o sahipti. Her dilinin üzerinde döndükçe hemen dilinin üzerinde donmuyordu. Olduğu yerde yine dilinin üzerinde fırlatıverip damağına yapışıvermiyordu. Dili ile damağının içinde dolaştırırken top gibi fırlatıp oradan oraya atarken öylede kendisi de kıpır kıpır yerinde duramıyordu. İşte o tadı ağzının içinde çevirip dururken kendisi de olanca hızı ile daldan dala atlıyor yerinde duramıyordu.

Birden karşısına çıkan bir başkası önünü kesti. Onun keyifli olduğunu da görünce nereden keyif aldığın sordu. O tuhaf nesnenin ne olduğunu el kol hareketlerimi bu enerjimi nereden aldığımı sorguladı.  Yüzünde de sevgi ve neşe varken aklıyla değil daha ziyade içgüdüsel olarak koşu bandındaymış gibi duyguları onu hareket ettirirken o da o tadın yardımıyla gülümsüyordu.  ''Bu bir çikolata,'' dedi. Başka bir lezzet, içi kar helvası gibi Hindistan Cevizi dolgulu. Yersen senin olur. Seni de düz yolda böyle neşe ile yürütür. Karşısındakinin bütün yüz ifadesi değişti. ''Sana bunca enerjik hareketi şu küçücük çikolata mı yaptırdı?''  Tabi ki ne kadar küçük olursa olsun asıl onun içeriğine ve bana yaptırdığı hareketlere bak. Aralıksız her gün tüketirim alışkanlığım o benim. Küçük tatlı çılgınlığım. 

16 Nisan 2018 Pazartesi

DAMAK TADINDA


     Bu işe de bir çare bulmak lazım işimiz zor. İşimiz insanlara damak tadında yiyecek sunmak😋  Gerçi insanlara damak tadını uyaracak, uyandıracak o kadar çok çeşit var ki.  Var de, iyisi var kötüsü var. Bir kez tattınız mı? Sevmediniz mi😒 Beğenmediniz mi? Bir daha dönüp almazsınız. Neden? Alternatif ürün çok da ondan insanın canı hangi tadı isterse, hangi tadı severse canı isterse veriyor parayı alabilir. Örneğin bir kişi 80 gram bir çikolataya iki buçuk lira verebilir😋

         İlk defa tatmak için ikincisinde de biraz düşünebilir.  Üçüncüsünde de kendisinin damak tadının isteğine boyun eğer ve kendini o tadın cazibesine teslim eder.  Damak tadı için durum bu daha yukarısını verip almak ta var hele birde albenisi varsa,  ‘’Al beni, al beni,’’ diyorsa şöyle etkileyici bir isim göz alıcı bir selefon çabucak modası geçmeyen bir tat için yoksa bu kadar çaba emek neye yarar?  Söz gelimi Türkçe de dişinin govuğu denilen bir yer var oraya değmeli, yediği şey damağına dokunmalı, kendisiyle ilgili üç beş söz söyletmeli ama yenip de poşeti bir kenara atılınca o tat da unutulunca hani işte yok oldu. Bitti.





14 Nisan 2018 Cumartesi

TOP TOP TOPİ TANEM

     Yüzünü her markete çevirdiğinde iştahı duyguları ayakları her biri o tada doğru ilerliyor. Şiddetle aşırı bir istekle krize de girmiş gibi bu yüzden durmamalı hemen almalı. Onu ayıplamayın hayatınızın bir döneminde siz de onun gibi yapmışsınızdır.  Tutkulu bir aşık gibi sarılmaca budalaca bir eylem gibi aslında abartılı da gelebilir aslında. Ama ''Ben bu tat için ölürüm,'' diyor. Her ağzının içini doldururken.  Ne de olsa o bir obur ne de olsa onun canı çekmiş.  O diline sürdüğü şeyden emin olduktan sonra o dişleri arasında sıktırdığında bitirmeden de bırakmaz. Bıraksa gözlerini diker susar.  Onu bir çocuk gibi ister. Çünkü o bir çocuk. Onun aşırı isteğini gören annesi de şaşırmaz hemen istediği tattan bir tane ağzına verir. Onu ayağa kaldıran onun gönlünü yapan ve annesi içinde akıllıca bir plan gibi annesi onu çocuğunun ağzına verir. Bu kez kendisi konuşur. O bilir eğer ki o tadı çocuğun ağzına vermezse kendi tadı kaçacak. Ağzının içini dolduran o tat çocuğunun ağzının içinde durmadan dönüp duracak ağzı boş kalmayacak o ağzında iken ağlamayı inlemeyi unutur. O onlarcasını da yiyebilir. Onu annesi kaç kez denedi eğer ki ağzı boş kalırsa yavan hemen ağlamaya başlar. Annesi peki o zaman ne yapacak? Nereden bulup çıkaracak? Hemen çantasından bulup çıkaracak. Annesi çocuğu çocukta annesini kaç kez denedi.  Peki neye benziyordu bu tat? Karamelli mi? Kremalı mı? Üzerinde kaymak gibi jölesi var mı? Altında üstünde bisküvisi var mı? Üzerinde ince tel tel çikolata veya granül mü serpiştirilmiş? Hiçbiri çocuğun yediği başka bambaşka bir şeydi. Zeytin gibi taneli o dili ile didik didik eder ağzının içinde eritir ve tutar. Onun dilinden ağzının içinden kurtulamayanlarda dişleri arasında parçalanır ve o kara delikten aşağı iner gider.  Her bir tanenin üzeri güneş gibi parlar. Fazla tatlı her birinin içinde de gizli bir şey saklı. İçi de kahve sıcak çikolata gibi berraklığı ise sadece dışında o ağzının içinde devinip durdukça o parlak ışıltısı da çikolatası da iç kısmına karışıyor ona o tadın çılgınlığını lezzetini yaşatıyor. Bu kez dilinin üzerinden git gitgide daha hızlıca kaydı aşağılarla indi. O dolan midesinde belki yüzlerce top top tane tane vardı o kesik kesik soluyarak konuşurken ağzının içinde kelimelerle birlikte neredeyse tane tane çikolatalarda dökülüyor o sözleri de o tatlarla karışınca acayip de güzel sözler ağzından tatlı tatlı çıkıyor. Şimdi de doymuş olmalı ki üstüne bir bardak su istiyor.



13 Nisan 2018 Cuma

GIDACININ MAMUL TAHLİLİ

 Market reyonunda bir ürün ilişti gözüne ilişir ilişmez de eline aldı. Çikolatalı mı? Dolgu maddeli mi? Bisküvi de var mı? İçini açmadan da anlayamazdı. Adı her ne olursa olsun o tadını merak ediyordu. Elinde tuttuğu mamul küçük kısa parmak kadar selefondaki görüntüsü ise, içi sarımsı amber rengi dışı pütürlü kaplamalı. Ancak burnuna doğru selefonunu koklayınca o içinden yayılan koku o olağanüstü baştan çıkarıcılık içindeki ayrıntıları gölgede bırakıyordu. Onun zihninde en sıra dışı, en gizemli, en haz verici numaralara dönüşüyordu . O aldığı kokuya ‘’Hindistan Cevizi,’’ dedi. ‘’Ayrıca içinde kakao bisküvi ve aromanın değişik kokuları da karıştırılmış egzotik bir tat verilmiş.’’ Dedi. Hem de bütün bunları üç defa burnuna doğru selefonu çekerek koklayarak tahlil etti. O kokunun verdiği duyguyla henüz tadına bakmadı. İçini açıp görmedi. Nasıl bir şey olduğunu bilmiyordu. O andaki bir gıdacının koku alma duygusunu kullanarak, çocukken tadından hoşlandığı şeylere de dayandırtarak. Ancak koku alma duyusu oldukça da güçlüydü. Bu nedenle kesin ve net içindekileri bildiğine de karar verdi.  Dışından biraz daha baktı öylece daha sonra ‘’Hiç kimse benim kadar güçlü tahminde bulunamaz,’’ dedi ve kasaya yöneldi. 
O önceden tatmadığı tadı tatmak için selefonu açtı. O tadın önünde bir kral gibi eğildi, kibarca selamladı ve bir kerede de ağzına aldı. Olduğu yerde de kalakaldı. Bu tat bambaşkaydı.  Titredi heyecanlandı, ateş bastı, üşümüş gibi ürperdi. Onu dişleri arasında bile ezmek bitirmek sonunu getirmek istemedi. O tat ağzında iken onun havasını atmak kendi ayaklarını yerden kesen o tatla birlikte adeta kendini havaya savurmak istedi. Ama dudakları ağzının içindeki tadın bittiği söyledi. Birden bire gerildi. O tat dudakları dişleri damağı arasında ne çabuk tükendi. Isırmak için ağzını araladı fakat yoktu. Hepsini tek bir kerede ağzına atmıştı. O da sanki elinde varmış da ısırmış gibi ağzını tekrar kapadı.   

6 Nisan 2018 Cuma

ELİNDEN KAÇTI


Arkadaşı onun elindeki Bende'yi istedi lakin onun da vermeye hiç niyeti yoktu. O gerçek bir çikolata hayran olunacak bir tat tam dilinin ucuna kadar getiriyor ve tekrar dili ile içeri çekiyor. Arkadaşı ondan istemeye devam ediyordu. Kıskançlıkla, büyük bir atılımla elinden alıp kaçacak kadar da büyük bir cesaretle. Ne var yani alıp kaçamaz mı? ‘’Gönül, diyor al kap elinden ve dört nala da kaç uzaklaş.’’ Çünkü arkadaşı her zaman onu kıskandırmak için aynı şeyleri yapıyor. 
Tam onun gözünün önüne getirip yiyor. Kendisi de öyle yapacak tıpkı onun gibi onun elinden alıp kaçacak tam köşeyi dönünce sakin sakin yiyecek. Sonra o tadı da yemiş biri olarak okuluna gidecek. Bunu yapmak zor değil tabi ki, aradan fazla zaman da geçmeden de dediğini yaptı. O tadı da yedi. Sonra derse girince de onun nasıl da keyifli olduğunu tahmin edebilirsiniz. 

3 Nisan 2018 Salı

TOP TOP TAT


  O tadı yemek için saatlerce bekledi. Beklediğine de değdi. Çünkü o tadı yerken kendisini bahçelerde şarkı söyleyen üstelik deniz kızını da hatırlatan bir konumda öyle hissediyordu. Hemen dilinin üzerinde bir çevirmesiyle ağzının içinin tadı değişiyordu. Kalbinden dökülüp gelen tek bir cümle ‘’Çılgın bir şey!’’ Sözü ağzına geliyordu Çılgın bir şey onun diline gelen damağına doğru ittirdiği yanağının içini dolduran şey. Ama yanaklarının içini dolduran tat varken yine ikinci kez söyledi. Öyle de uzun zamandır beklemişti ki lakin yemesi bir kaç dakika kadar kısa sürdü. O ağır ağır midesine düştü. O tane tane lokma lokma tane onlarca sonra hepsi birleşip düzenli bir pınar oldular.  Öylede çoğaldılar ki midesinin dibinde o görünmeyen gökyüzünde tek bir ağızdan boşalan beş dakika içinde de tüm poşetin içindekiler tükenmişti. Kendisi de iliklerine kadar o tadı tatmıştı. Dilini damağını o tat ile ıslatmıştı.

27 Mart 2018 Salı

K↝A↝K↝A↝O↝L↝U


     Çİ     
    😋
     KO
    😋
    LA
    😋
     TA

    
      Çikolatanın her çeşidinde de hoşlanırım. Aklınıza hangi çeşidi de gelirse. Kakaolusundan hoşlanırım genellikle o eksiksiz kakao tadıyla tropikal oluşundan anonim gibi tıpkı kendi doğallığını sunuşundan. 


Hoşlandığım başka fındıklı kakaolu olanı da daha çok sevdiğimi itiraf etmeliyim. 
Eğer ki şurada daha farklı çeşitler poşetler içinde var diyorsanız. Sadece leziz, nefis bir tat da onların içinde gizlendiyse getirin bir de bunların tadına bakayım. 



Ama az önceki kakaolu browni serisinden vazgeçtiğimi de sanmayın. Browni bir marka ismi olmakla birlikte aslında çikolatalı keklerin genel adıdır.  Ama o bir zamanlar düşündüğüm seri idi şimdi o da değişti. Şimdi o kakaolunun yanına farklı yeni marshmallowlu çeşitler de eklendi. Başka çeşitlere de hevesim olsun diye de yeni çeşitler. Çeşit ve markalarda kısıtlama yok. Bu nedenle çeşitler çoğaldıkça her birinin de damağımda test edebilirim. 




Damağıma her değeni burada duygu tat alma, lezzet, haz, enfes, nefis, leziz harika hangisi olduklarını da altını çize çize size anlatabilirim. Ama tatmadan olmaz yemeden bilinmez.
Üreticiler her türlü çeşidi de önümüze sunmuş işte, son bir not. Çocuklar artık büyüklerini de dinlemez büyüklerin tercihlerini ellerine verdiklerini çünkü onları da her türlü reklam filmi afiş uyarıyor, uyandırıyor.   Umarım bunu da bir kenara yazarsınız. Ürün tanıtımında reklamların ne kadar önemli olduğunu çocukları etkilediği gibi büyükleri de etkilediğini.  




25 Mart 2018 Pazar

DİĞER TATLARI UNUTUN


  O tat diğer bütün tatları unutturmuştu.😋 Kendisi de tıpkı onlar gibi onlara kullanılan hammaddeler arasından doğmuştu. Kendisini onların arasından çekip çıkartan ona o parlak geleceği hazırlayan  kazandırana şey acaba ne idi😋 Ne idi😋 Çikolatalı mamul yiyenin içinde canlandırıyor  yiyene hoşgörülü bir dünya yaratıyor. Onun küçük çılgınlıkları bile affedilebiliyor ona küçük çılgınlıklar yapması için izin veriyor😋 
        Onun sevgisi ve tutkusu ile yiyen kişi her nesneye dokunabilir. Dünya güzelliklerini anlayabilir. Kendisini yepyeni hisseder şairane dili de güzel şarkılar mırıldanabilir. Onu mistik bir hale sokabilir. Kuşlar gibi şakıyarak o kart sesi ile güzel sesler çıkarttırabilir. 
      O tadın büyüsü içinde damak zevki ile duygularını birleşmişti💏 
       En önemsiz ve anlam taşımayan bir şey bile onu tattıktan sonra derin bir anlam kazanabilir. Yiyen kişi kendini yeniden keşfedebilir. Bunu tadan insanlara, günlük hayatın stresinden kurtulabilir. O gergin havayı hissetmemelerine yardımcı olur. 
     Bu mamul kendilerine değer veren ''Önce insan,'' diyen bir firmanın ürünüdür. Yiyen kişi de onu tadınca zaten kendilerine değer verildiğini hisseder. Yuva sıcaklığında evlerine taşıdıklarında her aile ferdine birer adet fırlattığında,  o kuru boş boş imiş gibi geçen günün ardından ömürlerin tükendiği sanıldığı bir anda, o çayın yanında, masanın üzerinde. Yiyenin damağında çıkarttığı tatlı sesler. Öfkeli fokurdamaları tatlı fokurdamalara dönüştüren tüm arzuların beklentilerin hayatın şiddetli fırtınalarında dünyanın o acımasızlığından kurtaran.  O her ağzını açıp kapayınca içine sığındığın o küçücük alanda o küçücük kapta.🎂

24 Mart 2018 Cumartesi

Çİ ↜ KO↜ LA ↜TA↜LAR


        
 Çikolatalar içgüdülere de hitap etmelidir. Oysa pek çok taklitçi ürün damakta donup kalırlar. Duygulara hitap etmeyi beceremeyen bir üretici tabi ki çikolatada o istenilen marka imajını yakalayamaz. O ki çikolataya damgasını vuramaz. Görmek istediği şey almak istediği şey gerçekten de yaptıkları ikiyüzlülük benim görmek istediğim almak istediğim tat bu değil. O şaşı bakışlar altında o tadı bir daha almak ve hatta görmek bile istememiştir. Çünkü o tat onun çikolata yeme zevkine engel olmuştur. 😋Oysa onun en çok sevdiği ve yemek arzusu en fazla olan tadıydı çikolatalar. Eğer ki gerçek üreticiler o tadı lezzeti yeme arzusunu küçücük bir kabın içine sığdırabiliyor ve yedikten sonra da damakta serbestçe hareket ettirebiliyorsa, o üreticiler kendileriyle gurur duymalı.😋Çünkü çağının azgın rekabetli ortamında üst seviyelere çıkabilmek o gümüş kanatlara sahip olabilmek olağan üstü diye nitelendirebileceğimiz bir tada ulaşmak. Onu tadanlar da mutlu insanları çoğaltmak her yiyen kişi kendi kendisini kralı veya kraliçesi yapmak üstelik karnı tok veya aç bütün insanları da kendine çeker. Zengini ve orta hallisini büsbütün çeker halk arasında kazandığı ünle diğer üreticilerin elini kolunu bağlar. Üstelik her birine kendi ürünlerinin yalancı avukatlığını da yaptırır. 😋😋😋


23 Mart 2018 Cuma

O SIRADAN BİR TAT


         O sıklıkla yediğimiz damağımızda buluşturduğumuz tat. Hiç bir şey olmuyor mu? Sadece sessizlik öyle mi? O tat damağından geçerken midene inerken hiçbir duygu gelmiyor mu? Gözünün önüne bir hayal hiç kimse görün mü yor mu? Oysa o tat tropikal ormanlardan kakao ağacının yaprakları arasından kopup gelen bir tat. Fakat yiyen kişiyi sessizleştiriyor. Onun duygularını harekete geçirmiyordu. Bir bakıma bu da üreticiler için bir işaretti. Onların gözünden kaçan içine duygu katılmamış bunu da işaret ediyordu. O tat dil ve dişleri arasında dönerken boğaz deliğinden bir nehir gibi akıp ilerlerken onu alıp sürükleyip başka diyarlara da götürmediyse. 
       Bakın onu yiyenin tam çaprazında bir genç kız duruyordu. O kız elinde bir başka tat taşıyordu. O tat o kızı nasıl da kıvama getiriyordu. O tat kız ve hazzın son noktası nasılda üçü bir arada buluşuyordu. Genç kız onu ağzına aldı dili ve damağı ile buluşturdu. Şimdi hep birlikte bir akıntıda sürükleniyormuş gibi tıpkı başka bir kayığa da binmiş gibi öyle de sürüklendi. O tat kızın boğazından kayıp gitti.😋


21 Mart 2018 Çarşamba

HAYALİ TAT


Hayalinde bir tortu gibi oluşan bir görünüm, içeriği de belli değildir. Sadece hayalinde maddelerin birleşmesiyle hayali bir tat yakalamıştır. Sadece hayal gücü ile hayal ettiği şey üstelik yüzlerce kez de aynı hayal üzerinde de yoğunlaşmıştır. Bunun sonucu olarak da hayali anca elle tutulan gözle görülen orta halli insanların alabilecekleri ve onun da keşfedebileceği bir tat olacaktır. Bazen hayalinde ona şarkılarda söylettirir. Hayalinin kuvvetli sıcağı içerisinde erittiği çikolata kıvamına getirdiği maddeleri tekrar dondurur. Poşete sardırır ve marketlere dağıtır. Dümdüz bir çizgi gibi başka da bir hayali yoktur. 









       Bu ürün ile başarı kazanacağına inanır. İnsanca tat alma duygusundan o azgın nefsin de törpülediği haz alma duygusuna kadar insansı ve hayvansı arzular ve her ikisinin arasındaki ara halleri de dahi çok ilgi çekici talep edici istek uyandıran bir arzu yani kısacası sadece ve tek damağın istediği bir şey de olmayacaktır. 















Dil ile dişi arasında yumuşaklık ile katılık arasında gidip gelen esrarlı mistik bu dünyadan değilmiş gibi de yabancı. Üstelik büyük çaba gösterilerek de elde edilebilen ulaşılabilen bir şey de olmayacaktır. 


Onun ün kazanmasının da ve gelecek nesiller arasında da anılmasına sebep en lüks markette ve en ucra bakkalda dahi bulabilmesi olacaktır. Sanki alelade bir şeymiş gibi ama öyle değildir işte.



 Maddi imkanı iyi olmayan alım gücü olmayan biri dahi yolu mutlaka o tada düşmelidir. Bu çikolatanın kendisi tatlı rekabeti acı dünyasında. Tadı hoş, dokununca dahi anlaşılan.