Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2017 Çarşamba

HAZAN GÜLLERİ SOLDU

                                                             

                 Ölüm bir tül gibi gelip üstümüzü örtmeden. Hayatta çalışmaktan başka, başka şeyler insanı mutlu edecek daha başka şeyler de vardır. Bu dünyanın zevkleri vardır gezilecek görülecek yerleri de vardır.  Ama mevsim de sonbahardır. Öyleyse sonbaharda hüzün ayları değil sakinlik huzur ve dinginlik ayları olmalıdır. Çünkü insan sonbaharındaysa eğer kolay kolay şekle giremez şekil alamaz filizlenip salkım veremez saçları seyrekleşir, dişleri kırılır ve de külüstürün de külüstürü olmamak için de çaba gösterir. Aslında sonbahar da güzeldir ve sonbaharda açan çiçeklerin kökü daha sağlam olur ve sonbaharın ayrıca hayranlık verici çok da güzel bir manzarası vardır.
         Sonbaharda içindeki isyanların fırtınaların durur güneşli ve bulutlu günlerin daha çok olur. Ve de taze yeni yıkanmış, yenice fırından çıkmış, taze ortaya çıkan, ışıklar saçan, bir yakamoz olur içinde, kendi sularında yüzmeye, kendi toprağınla da oynamaya başlarsın, çünkü toprağın sağlamdır kökünü toprağa oturtmuşsundur. Sanki denizin kıyısında gece mehtabı seyrediyor gibi bir hal içinde olursun gökyüzü ve denizin oluşturduğu o mucizeye de tanıklık ediyormuş gibi de kendini o manzaranın bir kenarına oturtursun.
        Ey hancı bizim hancı gerisi hep yabancı, hancı başı gibisin hayatta, ayrıca hanın kapısında duruyorsun gelen geçeni seyre dalıyorsun. Çakmak çakmak gözlü felçli gibi senin yaşında üstelik, ama yaşlılar işte kafalarının içinde binbir tilkiyle veya politik hesaplarla ve yine senin yaşındadırlar üstelik, akortları şimdiden bozulmuş bozuk sesler çıkaran radyo gibi de şimdiden eskimişler, ağızlarından çıkardıkları sözler zehir zemberek küfürlüdür de üstelik, yüzde yüz de namuslu ve imanlıdırlar da tekdüze insan manzaraları işte böyle de seyredersin onları ve hayatı. İnsana öyle yaşamak geliyor ki hancı başı gibi hanın bir ucunda durasın ve insanları seyre dalasın. Ayrıca aynı zamanda gençlere yeni filizlere yenice uyanana hayatın ipini daha sıkı tutsun diye dünya nimetlerine daha çok saldırsın sahiplensin yararlansın diye o içindeki bozuk düzenini onu bozan düzenini iyice sallasın ve boşaltsın diye hancı başı olmak geliyor içimden. Sonra da arı duru yıkanmış tertemiz duygularla tertemiz bir halde hayata yeniden tutunsunlar diye.
               Yine insanlara karşı bir sevgi seli yükseliyor içimde bu kadar ince eleyip sık dokumama rağmen çünkü ben de günahlar ve suçluyum hayata karşı ben de onlardan biriyim. Sadece yaşama şansımı ve hakkımı kendime karşı değil onlara karşı da kullanmalıyım. Hayatın bir hiç boşu boşuna da olduğuna bakmadan hayattan bir şeyler ummak, çünkü dünya büyük bir umman ve içinde bin bir nimet dolaşıyor barınıyor ve de balıkları var tut tutabilirsen yakala,  yakalayabilirsen. Çünkü Rabbim dünya nimetlerini insanlığın hizmetine vermiş denizleri madenleri havayı suyu her canlıyı, bunları işleten hepsini bir araya getirip karıştıran yemek yapan bozan bizleriz kendimiziz aslından kendi hayatımızı da yapboz tahtasına çeviren,
              Hayat bir gölge oyunu gibidir, ışık ve gölge karışımı bir şey gibidir aslında yaşanır ve biter.
             Bana bu sonbahar havaları bu duyguları yaşattı bu günkü hava yağmur kokuyor kimisinin kulağı yağmur sesinde kimisi rüzgarla gelen nameleri dinliyor. Pazarcı kocası ise havaya bakıp bakıp içini çekiyor bu gün Çarşamba ve Çarşamba semt pazarı var. Hava durumu, ’’Gök gürültülü  ve sağanak yağışlı, yağmur yağacak.’’
                  ‘’Yağ yağmur yağ da bizi de ıslatma,’’
                    Ne demek şimdi bu?
                  ‘’Rahmet ve bereket yağsın fakat biz dışarda çalışanları da ıslatmasın.’’
                  Mevsimlere mi karşı geleceksin? Kuşkusuz Rabbim haberini göndermiş göğü gürletmiş havayı grileştirmiş tekbir bulut yok toz kümelerini de göndermiş. Yani her şey eski düzen bilindik mevsimler, sen de mevsime göre ayak uydur.
              Allah akıl vermiş fikir vermiş sen de çağır aklını ve önlemini al hemen bir branda çek.
             İpler direkler ıslanıyor yağmur çileşiyor onun üzerine müzikli namelerini gönderiyor o ise altında raks ediyor seviniyor yağmurun fırtınasız çisil çisil yağdığına onun sikkesi bile ıslanmış malları  çadırı ve brandayı hepsini yağmura teslim etmiş. Kendisi de ıslanmış soğukta morarmış yağmurun altında kalakalmış büyük konuşmanın arifesinde oysa ki yağmurun yağacağı ta dünden belliydi.
         Ortalık sarardı yeşil yaprak kalmadı gözleri gökyüzüne baktı ve donuklaştı. Mevsim sonbahardı. 


5 Eylül 2017 Salı

BEREKETİN ADI MELEK ANNENİN SOFRASI

köyde kazanda yemek ile ilgili görsel sonucu
       Kurban atıklarını evlerine götürmek istemeyenler, uğraşmak istemeyen kadınlar mezbahanede bırakıyor. Kelle, paça, işkembe koyun bağırsakları annesi hepsini çuvallara dolduruyor. Mezbahane evlerine yakın el arabası ile evlerinin önlerine taşınıyor. Annesi mahallenin tam orta yerine iki ayrı ocak yakıyor üzerilerine büyük kazanlar yerleştiriyor. Hayat çeşmesinden hortumla su uzatılıyor bağırsaklar gün boyunca annesi tarafından sıcak su ile yıkanıyor tuz ile ovuluyor, bıçakla işkembelerin üzerileri kazınıyor bembeyaz işkembe ortaya çıkıyor. Kaynayan sulara atıyor pişiriyor. Bağırsakları oklava yardımı ile içlerini ters çeviriyor onları da tuzla ovuyor. 
        Elinde olmayan imkansızlıkları imkana çevirmeye ne güzel bir örnek.  Annesi de annesinden öğrenmiş iyilikseverlikte ölçü tanımıyor yokluğa mahkum olsalar bile bu onların hayır yapma gerçeğini değiştirmiyor. Çok yorucu ve zahmetli bir iş yeni nesil beceriksiz ev kadınlarının öğrenmeye de pek niyetleri yok. İlk önce otel evinde kalan yoksul aileler geliyor birer tabak yeniliyor sonra beceriksiz ev kadınları geliyor, kokuyu duyan mahalle sakinleri her sene gelenek haline almış Melek annenin sofrasında öğünlenmek. Bereketin adı, Melek annenin sofrası. Ertesi gün kelle, paça onlarda şişlerle dağlanıyor kellelerin pörtlemiş gözleri çıkartılıyor temizleniyor kelle paçalar ikinci kazana atılıyor. Annesi kellenin beynini çıkartıyor çocuklara ikram ediyor, ‘’Yerseniz akıllı olursunuz diyor.’’ Yıkanan koyun bağırsaklarının içine bulgur dolduruluyor akşamı iple çeken çocuklar bumbar dolmasına bayılıyor. Tabakta hareketsiz yılan şeklinde en büyüğü, en küçüğü en şişmanı o küçüklerini yiyor tadı ve lezzeti daha güzel oluyor. Tüm mahalleyi bumbar kokusu alıyor tabaklarını alan koşarak geliyor. Annesi kurban kesilmeyen yokluk evinden bereket ve bolluk yağdırıyor
          Hac ibadetini yapanlar karşılanıyor, kalabalık bir karşılama mezbaha suyu bu kalabalığın yanından geçiyor günlerce çok pis bir koku yayıyor, çocuklar mezbaha suyuna düşme tehlikesi geçiriyor. İhramlı hacı amcalar çocukların ellerinden tutuyor. Çakma giyinmiş kız çocukları çevrelerinde salınarak dolanıyor. Sabırsız, sabırsız aralarında geziniyor, birisi bir şey bir hediye verir mi? Diye bekliyor. Hacılardan hiç tanıdık birisine rast gelmiyor. Kendisinin önemsiz vasıfsız bir eleman olduğunu düşünüyor kafasının içinde bir yığın hüzün dolanıyor. Kalabalık evlerinin önüne kadar gelmiş sıcaktan bunalanlar serinliğe kapı önlerine evlerin avlularına doluşmuş. Evlerinin çatısına çıkıyor, çatıdan şehir mezarlığı tam net görünüyor, mezara taşınan bir cenazeyi seyre koyuluyor. Bugün kaç kişi öldü acaba diyor? Cemaattekileri tek tek saymaya çalışıyor, ''Bu cenazenin seveni azmış'' diyor fazla kalabalık değiller. Kendisinin cenazesinde kalabalık gelirler mi? Kendisinin hiç seveni çıkmıyor ‘’Belki annem seviyor o gelir,’’ diyor.

        

29 Ağustos 2017 Salı

KURBAN

      Kurban ne idi kurban?  İbadetti. Kurban Allah'a yakınlaşmaktı. Kurban Allah’ın rızasını kazanmaktı. Kurban kesmek Allah’a itaat, kurban olma teslimiyetti. Kurban imandaki samimiyetimizi ortaya koymaktı.
      Kurban etmen Rabbine teslimiyetini göstermen gerek bu da ancak kurban bayramı günlerinde hayvan keserek kan akıtarak ibadetin ilk halinin şekillenmesi ilahi emrin yerine getirilmesi ile olur. 
     Hayvan kesmek kasaplık kurban kesmek ibadettir. Hayvan kesmek ibadet olsaydı günlük hayvan kesen kasaplar…? Burada dini inanç var emir var teslimiyet var itaat etmek var.  O çok sevdiğin malından feda etmen var. 
     Kurban ibadeti, belirli vakitte (zilhicce ayının 10.11.12 günleri) belirli şartları taşıyan hayvanı usulünce kesmektir. Hayır ve ibadette yarışmak için de birinci günü kesmek  en güzelidir. Aslında ibadetler daralan kirlenen boğulan ruhumuzu temizlemek ferahlamak günahlarımızdan arınmak ve amel defterimiz parlatmak için bir vesiledir.  
      Kurban da öyledir Allah’a yakınlaşmaya O’nun rızasını kazanmaya bir vesiledir.
    Kurban bayramı hac ibadetiyle birlikte gelir. Hediyeler. 
    Teşrik  tekbirleri var. Allahü Ekber Allahü Ekber  La ilahe İllallahü Vallahü Ekber, Allahü Ekber ve Lillahi'l- Hamd.
     Bayram günleri diğer günlere göre üstün kılınmıştır. Dualar kabul olur. İbadetlerde daha fazla sevap verilir. Rabbim bizlere böyle gün ve gecelerle gafletten kurtuluş fırsatları sunar. Bizlere ikram eder. Kolayca ulaşılabilir kullanmak gerek. Televizyon reklamlarında olduğu gibi kaçırılmaz fırsat büyük kampanya yararlanmak gerek.


28 Ağustos 2017 Pazartesi

BAYRAMLAR



      Bayramları adabına uygun yaşayalım. Yaşayalım. Öncelikle birbirimizi ziyaret edelim. Edelim. Sonra eş dost akrabaları ziyaret edelim. Edelim. 
      Bayramların verdiği o tatlı moral pozitif enerji insanların birbirleriyle olan muhabbetleri nerde o eski bayramlar?  Yıl boyunca görmediğimiz akrabalarımıza bayram bir vesile bir fırsat iken sırtımızı dönüyoruz da tatillere gidiyoruz.  Sırtımızı dönüyoruz da canlılar durur iken mezarları ziyaret ediyoruz.  Şimdi bir de sanal ortam çıktı tam benlik türden dediğimiz ne ölü ziyaretleri ne diri ziyaretleri hepsi küllendi.  Dört günlük bayram tatili oldu on gün. Haydi gelin sıla-ı rahim yapalım. Hayır hayır tatile gidelim on gün. İnternette çok yıldızlı otel reklam ilanları var erken rezervasyon yapanlara indirim. Üstelik dindarlara hitap eden muhafazakar otelleri eğlence merkezleri bile var. Anne babaya eşe dosta tabi varsa kaldıysa birer mesaj çekeriz. Google'da bayram mesajları var birini kopyalar yapıştırır göndeririz. Benim bedavam var telefonla da görüşürüz.  Çok soğuksunuz be samimiyetsiz duygusuz mesajı kime gönderdiğinden bile haberi yok. Sahi kime göndermiştim ki ben bu mesajı a.s
     Genel tanıdık ifadeler gelen geçen ifadelerle bayramı faceden teller üzerinden kutlayanlar. Sanal dünyanın dışına çıkamayanlar.
Karşı komsuya ziyarete gitmekten aciz
Bayram gelmiş neyime,
      Bir sonbahar sabahı bayrama uyandın mı hiç? Sabah erkenden kalkıp bayram namazı kıldın mı hiç?  
     Sonbaharın gelişi hüzünlendirir insanı ama bayram gelmiş hoş gelmiş neşe bereket gelmiş. Yüreğinize umut evlerinize mutluluk dolsun bayramınız kutlu olsun. Herkese iyi bayramlar. 
       


26 Ağustos 2017 Cumartesi

BAYRAM KAMPANYASI


  Yüce Allah insanların kurtuluşu ve selameti için özel gün ve geceler de kullarına bazı ikramlarda bulunur. Çok değerli ve kıymetli hediyelerini sunar. Bunlar her zaman her yerde sunulan ikramlıklarda değildir fakat özel gün ve gecelerde çok kolay ulaşılabilir
     Bayramlar biz müslümanlar için büyük fırsattır en güzel kampanyadır kullanmasını bilene. 
    Gamsız hayat herkese farklı sunar sahte tuzaklarını, ilericilik kolaylık dünya zevkleri ve eğlenceleri, ''Çağdaşlarından geri kalma yaşamın renklerinden sen de ayak uydur tatile çık.'' Bayramlar da ziyareti de kim icat etmiş  bayram demek tatil demek. Bayramın dışındakiler içindekiler, dışında kalanlar dini vecibeler. Bu da cahiliyet midir modernlik mi ya da samimiyetsizlik mi? Nedir? Din ayrı yerde hayat ayrı yerde kaldı. Biz tatile çıkıyoruz, kısa bir süreliğine müslümanlıktan istifa ediyoruz. 
      Lüks hayat içinde özenti kıskançlık ve ezilmişlik psikolojisiyle dünyaya bağlanmak ve dini vecibelerimizden uzak kalmak. Sanki bir daha mı geleceğiz dünyaya, 
     Televizyonlarda bayramın ehem ve önemini anlatan bir konuşma yapıldı ardından da turizmin canlanması için müjdeli bir haber olarak hükümet sözcüsü piyasaya sundu. Dört günlük tatil oldu on gün. Bayram günlerini tatil günlerine çeviren lüks hayatın kapitalist sistemi.  
     Bayramları bol şatafatlı bol eğlenceli günlere çeviren popüler hayatı yaşarmış gibi görünme özentisi aslında maneviyatımızın içini boşaltmaktır. Tatil planları islami otellerde tatile çıkmak ve ardından da eğlencelere katılmak haram ve helal birbirine karıştırılırken dilimizde günlük dua ve zikirlerini okur. Bir diğer taraftan da sakince ortama uyuverir her şeyi normalleştirerek ama herkes yapıyor vicdanını sızlamaya ne gerek var sen de nefsini öyle avut. Yani şöyle de tatilden dönünce de müslüman gibi yaşarım müslümanlık taslarım.
       Aslında bayramlar, tefekkür etmek nefis terbiyesi nafile ibadetler Allah'a yaklaşma gayreti akrabalara yakınlaşma günleridir.
      Bayramlar, küslükleri dargınlıkları kırgınlıkları yanlış anlaşılmaları da ortadan kaldırır.  Birbirimizin sesine hasret bir bakıştan bir sesten mutlu olan insanlar. Bir ara bir sor ‘’Allah aşkına’’bir konuş bakalım sen de o da mutlu ve huzurlu olacaksınız.
       Bir kırgınlık silsilesi, ben küsüm hepsine halama teyzeme, amcama, dayıma, anneme babama. İçin öyle söylüyor değil mi? Çünkü ben den de aynısı oluyor öyleyse ikimizde kalkalım birlikte aynı hareketle bir gayretle ilk önce telefon tuşlarını çevirelim uzaktakilere, bir gayretle kapı zillerine basalım komşuların, bir gayretle büyüklerimizin ellerini öpmeye gidelim. Hadi gidelim yarın çok geç olabilir o yarın hiç olmayabilir. Hadi gidelim şaşırsınlar seni görünce birden bire karşılarında görünce sen de içimden geldi de öylesine de belki de en çok birbirinize lazım olduğunuz anlar sarılıverin şöyle.
   

23 Temmuz 2017 Pazar

TARIM


   Üreten toplumlar ilerliyor refah seviyeleri yükseliyor. Türkiye tarım ülkesi tohumu ithal ediyor. Olur mu böyle şey? Üç tarafı denizlerle çevrili dört mevsim güneşli toprağı verimli insanları çalışkan ve de tarım ülkesi nasıl oluyor da tohumu ithal ediyor?
         Ben iki yıllık ziraat teknikeriyim. 1990 yılında mezun oldum. O yıllarda bile ziraat mühendisi sayısı oldukça fazla idi ve işsiz idi. Biz de iş bulamamıştık. Tarım, ümmi bilgisiz toprak sahibi çiftçilerimizin elinde üretim yapılıyordu. Bilgisiz çiftçilerimiz üretiyor biz okulundan mezun olmuş yetişmiş bir yığın diplomalı işsiz ziraatçiler de bakıyorduk. Yiyorduk.  Neden bizlerin önü açılmadı neden destekler verilmedi. Fırsatlar verilmedi. Devletimiz şimdi tohumu ithal ediyor.     
      Kendimiz kendi tohumumuzu yetiştiremez miyiz? Üstelik topraklarımız atıl, neden atıl yatıyor?
       Ziraat mezunu işsizler neden tohum ıslah veya toprak ıslah çalışmalarında bir proje hazırlayıp da destek alamıyorlar. Devletimizin tarım arazileri atıl durumda olanları verin ziraatçilere tohum üretin bana deyin. Yarısı senden yarısı benden misali. Hiçbir şeyin ithali genç nüfuslu Türkiye'mize yakışmıyor. Ver coşkuyu ver motive edici gücü ver desteği, risk sermayesini, o zaman tohumu da güvenle helal olarak tüketebiliriz. Gönül rahatlığı ile ver coşkuyu ver desteği gerisi gelir. Allah kolaylık versin.
      İnsanlık tarihinde buğdayın ilk kez ekildiği yer olarak bilinen Anadolu toprakları buğday ambarı olarak bilinen Anadolu, buğday nohut mercimek kuru fasulye ithal ediyor. Yabancı ülkelere milyarlarca para ödüyor.
        Aşık Veysel'in de dediği gibi, Topraktan alıyoruz ve toprağa geriye de bir şeyler vermiyoruz bu sebeple toprakta bize kıt veriyor. Bu sebeple de saman, arpa buğday fiyatıyla yarışıyor. 

Dost dost diye nicelerine sarıldım
Benim sadık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sadık yârim kara topraktır
Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yârim kara topraktır
Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile dövmeyince kıt verdi
Benim sadık yârim kara topraktır  
( AŞIK VEYSEL)
       Aşık  Veysel'in köyünde bir tek meyve ağacı yokmuş Sivrialan'da ilk meyve bahçesini o kurmuş. Hem öyle bir bahçe ki içinde elma, kayısı, kiraz, ceviz her türlü meyve ve çiçek yetiştirmiş. Aşık Veysel bu bahçeyi yapmaya başladığında köylüler " Şu kör adam, atalarımızdan daha mı iyi bilecek ki böyle bir işe kalkışıyor'' Demişler. Birkaç yıl sonra ağaçlar yetişip meyve verince köylüler söylediklerine pişman olmuşlar bu defa da " Meğer isem o kör değilmiş bizmişiz kör,'' diyerek Aşık Veysel'i kutlamışlar.  
   




14 Temmuz 2017 Cuma

15 TEMMUZ ŞEHİTLİK MARŞI




Bir değil bin yiğit çıkmış meydana
Bir yatsı ezanı ve sela arasında
İnsanlar dikilmiş, insanlar biçilmiş
Kime karşı bu duruş? Kime karşı bu cefa?
Hak kalmaz yerde, hak ile batıl ayrıla,

Bir yiğidin elinde bayrak sence silah mı? Ya bence?
Bir başkası çıkmış tanka, bu nasıl bir eğlence?
Bir yiğit yatıyor yerde şehitlik şerefiyle,
Kan gövde oluk oluk yerlerde,
Vatan bayrak aşkının coştuğu yerde,
Kanla yazılmış marşımızın yazıldığı yerde,
Sen, ben, o, yok, hepimiz o yerde

Vatan sana minnetterdardır, bu kırmızı al bayrak
Sen ağlama ana, bacı, gün bu gündür bence,
Düşmanı güldürme namerti sevindirme,
Bu vatan başka türlü başka nasıl korunur sence?

Kara yazgılar döndü o tarihi gecede,
Nasıl oldu? Kim kime karşı bu namlu kime?
Bu kin bu düşmanlık kime?
Bu şirret niye?
Bu bir savaş değil ki nedir bunun adı öyleyse?
Kul içindeki hain içindeki dönek kahpe,
Gavurun kusmukları kusun bakalım öyleyse,

Yurdum, ülkem, güzel memleketim sen de uyuma
Kalk ayağa bir bak dört bir yanın mafya,
Şimdi dilim de varmıyor hangisini söylesem sana,
Hepsi de maskeli dişli, hepsi de sırtımızda birer angarya
Yurdumun dört bir yanını çevrelemiş düşman
Dört bir yanı al kan dört bir yanı güya müslüman

Bir daha şirke şirk, nifaka nifak, düşmanla dost olma
Bunu böyle bil anla ve dinle kan içindeki derya,

Yürü milletim yürü, düşman durmuyor hep
İçimize sinmiş gizli nifak ve illet
Düşmana korku dosta salık verilir
Düşmana korku dosta sevinç verilir

Meydan kızıl meydan bayraklar al al
Geçiyor aziz milletimin askerleri al al
Ellerinde bayraklar düğüne gider gibi
Şehitlik mertebesi aşkların en güzeli
Aziz vatan uğruna gidiyor şehidim,
Bu ne istiklâl şerbeti bu ne istikbal

Dünya duyuyor, susuyor, anlamıyor, anlamak istemiyor.
Biliyor kendi işi, kendi nefesi sesi
Biliyor susuyor nasıl bir Türk Dünyaya bedel ki?
Tarih kaç kez yazdı, dön de bir bak tarihe

Yürü, yürü sıralanın dost düşman namert görsün,
Yürüyün sıra sıra başları eğik satılmış işgalciler
Bakın sizin için ne diyor peygamber,
''Düşmanla dostluk kuran onlar gibi olur''
Öyleyse sen benim düşmanımsın bu vatanda işin ne?
Bir daha tüküreyim o namert yüzüne,
Siz kimin dostu kimin uşağısınız?
Kimin için geleceğimi ülkemi sattınız?
Hadi deyiverin çıkın meydanlara, gizlenmeyin
Ardı ardı gelen yalan palavra ve kandırmacalara
Dünya görmedi böyle bir zulüm,  kardeşi kardeşe düşman.
Haberin yokmuş gibi davran, haberin yokmuş gibi davran.

                                                                                              NURTEN KILIÇ

13 Temmuz 2017 Perşembe

2017 TEOG tercihleri

2017 TEOG tercihleri ne zaman yapılacak? TEOG yerleştirme işlemlerine ne zaman başlanacak?



2017 TEOG tercihleri ne zaman yapılacağı binlerce güzel bir lisede okuma hayali kuran öğrenci tarafından en çok merak edilen ve araştırılan konular arasında gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. TEOG tercih işlemlerine ne zaman başlayacağını merak eden öğrenciler MEB'in resmi internet sitesi üzerinden araştırmalarını devam ettiriyorlar. MEB'den yapılan açıklamaya göre; Öğrenciler 14-24 Temmuz tarihlerinde 25 okula kadar tercih yaparak ortaokul müdürlüklerince tercih işlemlerini onaylatacaklar. Peki, TEOG yerleştirme işlemlerine ne zaman başlanacak?

TEOG'ta tercih süreci için geri sayım başladı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 26-27 Nisan 2017 tarihlerinde gerçekleştirilen ve ortaöğretim 8. sınıf öğrencilerinin lise eğitimlerini belirleyecek olan TEOG tercihleri temmuz ayı içerisinde yapılacak. Öğrencilere en fazla 25 okul tercih hakkı verilecek ve bu 25 okuldan birine yerleştirme işlemleri yapılacak. Peki TEOG tercihleri ne zaman yapılacak?
Öğrenciler 14-24 Temmuz tarihlerinde 25 okula kadar tercih yaparak ortaokul müdürlüklerince tercih işlemlerini onaylatacaklar. Tercih işlemi okul müdürlüklerine onaylatıldıktan sonra işlem tamamlanmış olacak. Öğrencilerin tercih değişikliklerini okul müdürlüklerinde onaylatma işleminden önce yapmaları gerekiyor. Ortaöğretime yerleştirmeye esas puanla öğrenci alan okulların önceden belirlenmiş kontenjanlarına, ortaöğretime yerleştirmeye esas puan ve puan üstünlüğüne dayalı olarak öğrencilerin tercihleri doğrultusunda merkezi yerleştirme gerçekleştiriliyor.
TEOG YERLEŞTİRME SONUÇLARI 11 AĞUSTOS’TA
Ortaöğretime yerleştirmeye esas puanların eşit olması halinde, AOSP, eşitliğin devam etmesi hâlinde sırasıyla 8’inci, 7’nci ve 6’ncı sınıflardaki YBP üstünlüğü, eşitliğin devam etmesi hâlinde tercih önceliği, yine eşitliğin devam etmesi hâlinde okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı, bunların da eşit olması hâlinde ise öğrencinin doğum tarihine göre yaşça küçük olanların önceliği dikkate alınıyor. 11 Ağustos tarihinde de yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar açıklanacak. 14-18 Ağustos, 21-23 Ağustos ve 28 Ağustos-6 Eylül 2017 tarihlerinde ise yerleştirmeye esas nakil işlemleri gerçekleştirilecek.
BOŞ KONTENJANLAR VE NAKİL İŞLEMLERİ
Okulların boş kalan kontenjanları, 11 Ağustos 2017 tarihinde ilan edilecektir.
Yerleştirmeye esas nakil işlemleri için tercih başvuruları,
• 14-18 Ağustos 2017,
• 21-25 Ağustos 2017,
• 28 Ağustos-6 Eylül 2017 tarihlerinde olmak üzere 3 kez yapılacaktır.
Yerleştirmeye esas nakil işlemlerinin sonuçları,
• 21 Ağustos 2017
• 28 Ağustos 2017
• 8 Eylül 2017 tarihlerinde 
https://e-okul.meb.gov.tr/ internet adresinden ilan edilecektir.

Alıntıdır